<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Makale Koleksiyonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/780</link>
<description>Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümüne ait makaleler bu koleksiyonda listelenir.</description>
<pubDate>Mon, 04 May 2026 22:29:08 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-05-04T22:29:08Z</dc:date>
<item>
<title>Synthesis of novel coumarin-triazole hybrids and first evaluation of the 4-phenyl substituted hybrid loaded PLGA nanoparticles delivery system to the anticancer activity</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/4103</link>
<description>Synthesis of novel coumarin-triazole hybrids and first evaluation of the 4-phenyl substituted hybrid loaded PLGA nanoparticles delivery system to the anticancer activity
Arvas, Busra; Ucar, Burcu; Acar, Tayfun; Varli, Hanife Sevgi; Arvas, Melih Besir; Aydogan, Feray; Yolacan, Cigdem
Despite the discovery of many chemotherapeutic drugs that prevent uncontrolled cell division processes in the last century, many studies are still being carried out to develop drugs with higher anticancer efficacy and lower level of side effects. Herein, we designed, synthesized, and characterized six novel coumarin-triazole hybrids, and evaluated for anticancer activity of the one with the highest potential against the breast cancer cell line, MCF-7 and human cervical cancer cell line, human cervical adenocarcinoma (HeLa). Compound 21 which was the coumarin derivative including phenyl substituent with the lowest IC50 value displayed the highest cytotoxicity against the studied cancer cell line. Furthermore, the potential use of poly (lactic-co-glycolic acid) nanoparticles (PLGA NPs) prepared by the emulsifying solvent evaporation method as a platform for a drug delivery system was studied on a selected coumarin derivative 21. This coumarin derivative-loaded PLGA NPs were produced with an average size of 225.90 +/- 2.96 nm, -16.90 +/- 0.85 mV zeta potential, and 4.12 +/- 0.90% drug loading capacity. The obtained 21-loaded PLGA nanoparticles were analyzed spectroscopically and microscopically with FT-IR, UV-vis, and scanning electron microscopy as well as thermogravimetric analysis, Raman, and x-ray diffraction. The in vitro release of 21 from the nanoparticles exhibited a controlled release profile just over one month following a burst release in the initial six hours and in addition to this a total release ratio of %50 and %85 were obtained at pH 7.4 and 5.5, respectively. 21-loaded PLGA nanoparticles displayed remarkably effective anticancer activity than 21. The IC50 values were determined as IC50 (21-loaded PLGA nanoparticles): 0.42 +/- 0.01 mg ml-1 and IC50 (free 21 molecule): 5.74 +/- 3.82 mg ml-1 against MCF-7 cells, and as IC50 (21-loaded PLGA nanoparticles): 0.77 +/- 0.12 mg ml-1 and IC50 (free 21 molecule): 1.32 +/- 0.31 mg ml-1 against HeLa cells after the incubation period of 24 h. Our findings indicated that triazole-substituted coumarins may be used as an anticancer agent by integrating them into a polymeric drug delivery system providing improved drug loading and effective controlled drug release.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2024 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/4103</guid>
<dc:date>2024-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>E-Satın Alma Niyeti İnternet ve Sosyal Medya Kullanımı Tarafından Pekiştiriliyor Mu? Üniversite Öğrencileri Üzerine Nicel Bir Araştırma</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/3842</link>
<description>E-Satın Alma Niyeti İnternet ve Sosyal Medya Kullanımı Tarafından Pekiştiriliyor Mu? Üniversite Öğrencileri Üzerine Nicel Bir Araştırma
Köker, Nahit Erdem; Köseoğlu, Özgür; Yakın, Mehmet
Sosyal medyanın popülerliği arttıkça çevrimiçi alışveriş olgusuyla iç içe geçtiği&#13;
söylenebilir. Pazarlamacılar çevrimiçi satın almayı özendirmek için sosyal medyayı&#13;
tüketicinin başta reklam olmak üzere, çekiliş, yeni ürün tanıtımı, örnek ürün&#13;
dağıtımı ve indirim mesajlarına maruz kaldığı bir ortama çevirme eğilimindedirler.&#13;
Üstelik sosyal medya tüketicilerin bazen de pazarlamacıların, çevrimiçi alışverişe&#13;
yol açabilecek türden ağızdan ağıza mesajlar ürettiği ve çoğalttığı bir merkez&#13;
haline gelmiştir. Bu nedenle, söz konusu çalışma sosyal medya kullanımının&#13;
e-satın alma niyeti oluşturup oluşturmadığını anlamaya çalışmaktadır. Araştırma&#13;
kapsamında üniversite öğrencilerinin e-alışveriş niyeti algılarını ve sosyal medya&#13;
kullanım alışkanlarını ölçen bir anket uygulanmıştır. Sonuçlar, internette ve sosyal&#13;
medyada daha çok vakit geçiren ve sosyal medya hesaplarını daha sık kontrol eden&#13;
kullanıcıların daha fazla e-alışveriş niyeti geliştirdiğini göstermektedir. Bunlara&#13;
ek olarak, yeni ürün tanıtımlarını takip eden ve belirli bir markanın hayranı olan&#13;
kullanıcıların daha güçlü alışveriş niyetine sahip oldukları gözlenmiştir. Sonuçlar&#13;
aynı zamanda, internetten son bir yılda daha çok sayıda ürün/hizmet satın alanların&#13;
ve e-alışverişe daha çok para harcayanların, daha güçlü e-satın alma niyetine sahip&#13;
olduğunu göstermektedir.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/3842</guid>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Türkiye’de “Reklamcı” Eğitimi: Reklamcılık Lisans Programları Üzerine Bir İnceleme</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/3832</link>
<description>Türkiye’de “Reklamcı” Eğitimi: Reklamcılık Lisans Programları Üzerine Bir İnceleme
Yakın, Mehmet
Türkiye’nin dünya genelinde en dikkat çeken sektörlerinden birisi reklamcılık&#13;
sektörüdür. Reklamcılık sektörü gerek yurtdışı yarışmalarda kazandığı ödüllerle gerekse&#13;
ihraç ettiği reklam çalışmalarıyla dikkat çekici başarılar elde etmiştir. Güncel bir o kadar&#13;
da yoğun olan reklamcılık sektöründe çalışan yapısının çok genç ve iyi bir entelektüel&#13;
altyapıya sahip olması zorunlu görünmektedir. Yaratıcı kültür ekonomisi içerisinde&#13;
önemli bir hacme sahip olan bu sektörün insan kaynakları ihtiyacı geçmişte genel olarak&#13;
farklı disiplinlerden mezunlarla karşılanmıştır. Günümüzde özellikle reklamcılık lisans&#13;
programlarının açılmasıyla gerek sektörün ihtiyacına yönelik gerekse entelektüel eğitim&#13;
vermeye yönelik olarak uzmanlaşma çabası dikkat çekmektedir.&#13;
Bu çalışma içerisinde reklamcılık eğitimi veren lisans programlarının eğitim&#13;
müfredatları analiz edilecektir. Üniversiteler tarafından “reklamcı” ünvanıyla mezun edilen&#13;
öğrencilerin eğitim geçmişlerinde teorik ve uygulamalı derslerin ne kadar yer aldığı, reklam&#13;
sektörünün ihtiyacı gibi görülen dil, yabancı dil, psikoloji ve diğer entelektüel alanlarda nasıl&#13;
bir eğitim sürecinden geçtikleri mercek altına alınacaktır. Çalışmanın amacı reklamcılık&#13;
eğitimine dair bir perspektif oluşturmak ve reklamcılık eğitiminin sorgulanmasının yolunu&#13;
açmaktır.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/3832</guid>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>TELEVİZYON REKLAMLARINDA ÇOCUK MAHREMİYETİNİN İHLALİ</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/3749</link>
<description>TELEVİZYON REKLAMLARINDA ÇOCUK MAHREMİYETİNİN İHLALİ
Önder, Burcu
Bu çalışmada televizyon reklamları, çocuk mahremiyeti açısından incelenmektedir. Çalışmada mahremiyet&#13;
kavramına açıklık getirilirken, çocuk bireylerin mahremiyetlerine de dikkat çekilmektedir. Gerek ulusal, gerekse&#13;
uluslararası yasalarla çocuk hakları tanımlanmaktadır. Bu yasalarda, medyada, programlarda ve reklamlarda&#13;
çocuklara ne şekilde dikkat edilmesi gerektiği açık biçimde ortaya konulmaktadır. Çalışmada yasalarda belirlenen&#13;
çocuk haklarından yola çıkılarak, bu hakların ve yasaların dikkat çektiği kuralların çocukların mahremiyetini nasıl&#13;
oluşturduğu incelenmektedir. Ardından çocukların ve çocukluğun sıkça işlendiği televizyon reklamlarında çocuk&#13;
algısının ne şekilde oluşturulduğu ve yansıtıldığı incelenmektedir. Yasalarla belirlenen kuralların ve tanınan&#13;
hakların çocukların mahremiyetini oluşturuluş biçimi belirlendikten sonra, televizyon reklamlarında, çocuk&#13;
mahremiyetinin nasıl tahrip edildiği incelemeye alınmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar, televizyon reklamlarında çocuk&#13;
mahremiyetine bedensel, zihinsel, duygusal açıdan dikkat edilmediği, çocuğun duygu ve düşünce dünyasında&#13;
tahribatlara sebep olabileceği ve bunun da sosyal, kültürel, toplumsal sonuçlarının olacağı yönündedir. Seçilen&#13;
televizyon reklamları, Brandage Dergisi’nin 2017 yılında, Türkiye’nin 12 ilinde, çocukları kapsayan reklamlar&#13;
üzerine yaptığı araştırmada, öne çıkan, tüketici zihninde en çok yer eden üç reklamdır. Bu üç reklam&#13;
göstergebilimsel yöntemle incelemeye tabi tutulmuş ve bulgular sosyal, kültürel, toplumsal açıdan&#13;
değerlendirilmiştir. Çalışmanın bu yönüyle çocuk mahremiyeti ve reklamlar ilişkisine bir bakış sunması&#13;
amaçlanmaktadır.
</description>
<pubDate>Tue, 01 Jan 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/3749</guid>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
