<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>İstanbul Arel Üniversitesi Yayınları Kitap Koleksiyonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/2741</link>
<description>Book Collection</description>
<pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:53:53 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-07-30T11:53:53Z</dc:date>
<item>
<title>Eurasia – The Territory of the Future 10 International Economic Forum June 24-25, 2021 Conference Proceeding</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/2824</link>
<description>Eurasia – The Territory of the Future 10 International Economic Forum June 24-25, 2021 Conference Proceeding
Vlasov, Roman; Özgöker, Uğur
Vlasov, Roman; Özgöker, Uğur
Eurasia – The Territory of the Future 10 International Economic Forum June 24-25, 2021 Conference Proceeding
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2021 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/2824</guid>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Problemlerle akışkanlar mekaniği</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/2745</link>
<description>Problemlerle akışkanlar mekaniği
Önsoy, Hızır
İnsanoğlu, bilindiği üzere, milattan önce 5000 yıllarından başlayarak, su ile birlikte yaşamış, su potansiyeli ile gereksinimleri arasında, günün koşullarına göre, dengeleri sağlamağa çalışmış, bir yandan suyun faydalarını gereksinimlerine göre yönlendirirken, diğer yandan da, suyun zararlarından korunabilmek için büyük mücadele vermiştir. Tarihler boyu bütün medeniyetler, akarsular, göller etrafında kurulmuş ve gelişmiştir. Su ve insan ilişkilerinin bu kadar eskiye gitmesine ve 7000 yıllık bir geçmişi olmasına, su ile ilgili bilimsel çalışmalar, su bilimiyle ilgili bilim dalı Akışkanlar Mekaniği ve Hidrolik”teki çalışmalar, 1600'lü yıllarda başlamış ve sadece, 600 yıl kadar bir geçmişe dayanmaktadır. İnsanın su ile uğraşısı ve ilişkisi bu kadar eskilere dayanmasına rağmen, bilimsel yanının çok yeni olması, günümüzde su ile ilgili bilimsel çalışmaların çok geç kaldığını, bu alanda yapılması gereken çok şeyin olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu bilim dalındaki kaynaklar incelenecek olursa, günümüze çok yakın zamanlara kadar, bilimsel çalışma ve araştırmaları yapanların çoğu da, matematikçi veya fizikçidir. Akışkanlar Mekaniği”, su biliminin, genelde teorisini veren, “Hidrolik” ise, iki bölümden oluştuğu, Boru (Basınçlı Akımlar) ve Kanal (Serbest Yüzeyli Akımlar) akımlarıyla ilgili pratik sorunları inceleyen bir bilim dalı haline dönüştürülmüş, her iki bilim dalı, birbirini tamamlayan iki su bilimi haline gelmiştir. “Akışkanlar Mekaniği”nde, su ile ilgili esasları ortaya çıkarmak için, genel olarak, Newton'un üç esas bağıntısı kullanılarak, “Hidrolik” in teorisini oluşturmaktadır. Birbirini tamamlayan bu iki su bilimi, üniversitelerimizde, suyun teorisiyle ilgili olarak, önce “Akışkanlar Mekaniği”, teorik esaslardan sonra, bir sonraki dönemde de, “Hidrolik” dersi olarak verilmektedir. Konu, temel kavramlar, akışkanların statiği, akışkanların kinematiği, bir boyutlu akımların temel denklemleri, ideal akışkanların bir boyutlu akımları, gerçek akışkanların bir boyutlu akımları ve ideal akışkanların iki boyutlu akımları başlıklarında toplanarak kitap haline getirilerek kültür hayatımıza kazandırılmıştır.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/2745</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Tanzimat dönemi muhasebe kayıt düzenine bir bakış : Şirket-i Hayriye finansal raporlaması</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/2744</link>
<description>Tanzimat dönemi muhasebe kayıt düzenine bir bakış : Şirket-i Hayriye finansal raporlaması
Daloğlu, Pınar
Tanzimat, Osmanlı Devleti'nin geleneksel dönem ekonomik ilişkilerinde köklü değişikliklerin gerçekleştiği, üretim ilişkilerinin yeniden şekillendiği ve şirketleşmenin hızla arttığı bir süreci beraberinde getirmiştir. Bu yeni sürecin getirdiği en önemli yeniliklerden bir tanesi de özel sektör girişimlerinin başlaması ve bu şirketlerin finansal raporlama ihtiyaçlarının ortaya çıkmasıdır. Böylece devlet muhasebe sistemi olan merdiven kayıt yöntemi, özel sektör ihtiyaçlarını karşılayamamış; devlet bu dönemde çift taraflı kayıt yönteminin uygulanmasını karara bağlamıştır. Şirket-i Hayriye ise bu sürecin önemli sonuçlarından birisi olan anonim şirket yapılanmasının ilk örneğini oluşturmaktadır. Şirket, yönetim, pazarlama, üretim, insan kaynakları, finans ve muhasebe gibi işletmecilik fonksiyonlarına sahiptir ve şirketin bu fonksiyonları dönemin girişimcilik ruhu hakkında ipuçları verebilmektedir. Bu çalışmada şirketin muhasebesi ele alınmaktadır. Muhasebe raporları işletmecilik faaliyetlerinin sonuçlarının kaydedildiği, sınıflandırıldığı ve özetlendiği bilgi cetvelleridir. Dolayısı ile işletmenin varlıkları, borçları, gelir ve giderlerinin yanı sıra, devletin düzenlemelerinin, yönetimin bakış açısının ve bu bakış açısıyla şekillenen ihtiyaçlarının çıktısıdır. Bu nedenle Tanzimat ile başlayan yeni ekonomik düzenin şirketin muhasebe raporlarına da yansıması beklenen bir durumdur. Bu bağlamda, şirketin Miladi 1854-1910 senesi muhasebe raporları incelenmektedir. Bu raporlarda, muhasebe kayıt düzeninin yıllar itibariyle günümüz modern muhasebe uygulamalarına doğru evrildiği ve kayıt düzeninin ihtiyaçlara göre geliştirildiği görülmektedir.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/2744</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Eski Anadolu Türkçesi: (Dil Bilgisi ve Metinler)</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/2743</link>
<description>Eski Anadolu Türkçesi: (Dil Bilgisi ve Metinler)
Yelten, Muhammet
Gelişmiş bir dilin tarihi dönemlerinin olması kaçınılmaz bir haldir. Asırlarca güçlü bir nehir misali çağımıza kadar akıp gelen Türkçemizin, Türk Dili tarihçilerinin belirlediği muhtelif devreleri mevcuttur. Tarihi dönemler ortaya konulup isim verilirken mutlak uyulması gereken hususlar dilin yapısı ve coğrafi değerler olmuştur. Yayınladığımız kitabın adı da dilimiz ve coğrafyamız çerçevesi içinde düşünülerek vücut bulmuştur. Türkçenin 13 ile 15. yüzyılları arasında çok çeşitli konularda yazılmış kıymetli eserlerinin varlığından haberdarız. Bu eserlerin konuları dışındaki; imla, ses, yapı ve cümle tiplerinin layıkıyla bilinmesinin dilin dönemi hakkında hüküm vermemize yardımcı olacağı kanaatindeyiz. Anılan mevzular, bölüm başlıkları altında, karakteristik noktaları temel alınarak incelenmiş ve örneklerle güçlendirilmiştir. Dönemin metinlerinden seçilen parçalar kısa tutulmuştur. Metinlerin seçimindeki temel ölçümüz yine dilin gramerine ışık tutacak özelliklerin varlığı esasında olmuştur. Kitaba aldığımız metinlerin okunmasına ilk hamlede yardımcı olmak düşüncesiyle birer sayfa okunmuş halini de verdik. Üniversitelerimizin Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde yer alan Eski Anadolu Türkçesi Grameri ve Eski Anadolu Türkçesi Metinleri isimli derslerde eserin hem rehber olması hem de bilimsel katkı yapması amacıyla yayınlanmıştır.
</description>
<pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">https://hdl.handle.net/20.500.12294/2743</guid>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
