<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#">
<channel rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12294/2694">
<title>İletişim Çalışmaları Dergisi Cilt 6, Sayı 13, Makale Koleksiyonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/2694</link>
<description>İletişim Çalışmaları Dergisi Volume 6, Issue 13, Article Collection</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12294/2699"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12294/2698"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12294/2697"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.12294/2696"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-05-04T22:29:21Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12294/2699">
<title>Dijital çağın insanı</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/2699</link>
<description>Dijital çağın insanı
Güngör, Nazife
Yeni bir çağın eşiğindeyiz. Dijital teknolojiler doğrudan üretim ilişkilerine dâhil oldukları ve üretim biçiminin değişmesine etki ettikleri için çağ değişiyor. Geriye doğru dönüp bakıldığında görünen odur ki tarihinin her döneminde insanlık, kendi hikâyesini genelde üretim araçları, üretim biçimi ve üretim ilişkileri üzerinden dizayn etmiştir. İnsanlık tarihinin çağlara bölünüşü, dönemlere ayrılışı da öncelikle üretim temeli üzerinden gerçekleşmiştir. Çünkü üretim toplumdaki bütün bir sistemin temelini oluşturmaktadır. Örneğin, insanların doğayla baş başa oldukları toplayıcılık döneminde insan toplulukları da dağınık ve sistemsizdi. İnsanların toprağı ekip biçmeyi öğrenmeleriyle birlikte yerleşik yaşama geçilmeye, dolayısıyla da toplumsal sistemler oluşmaya başladı. Toprağa dayalı oluşan bu toplumsal sistem binyıllar boyu insanlığı toprak sahibi efendiler ve topraktan yoksun köleler biçiminde ikiye ayırarak devam etti. Makineleşmeyle birlikte ise toplumsal sistem üretim araçlarına, yani makinelere sahip patronlar ve onların emrinde çalışan işçiler ikilisi üzerine biçimlendi. Günümüzün dijitalleşme çağında ise insanlık dijital alanda varlık gösterenler ve dijital alana erişim sağlayamayarak bu alanda varlık gösteremeyenler olmak üzere ikiye ayrılarak yeni bir sistem oluşturmaya yöneldi. Bu yazıda da insanlık tarihinin bu ayrımlar üzerine temellenerek geçmişten bugüne gelişimini kültürel temel üzerinden kısaca değerlendirmeye çalışacağız.
</description>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12294/2698">
<title>Risk iletişimi perspektifinden nesnelerin interneti üzerine bir inceleme: yeni teknolojilerin yeni riskleri</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/2698</link>
<description>Risk iletişimi perspektifinden nesnelerin interneti üzerine bir inceleme: yeni teknolojilerin yeni riskleri
Kabaş, Denizcan
Günümüz internet araç ve teknolojileri insan yaşantısına dair çeşitli kolaylıklar sağlayabilmektedir. Özellikle son yıllarda literatüre de yerleşen Nesnelerin İnterneti (IoT-Internet of Things), pek çok farklı alanda insan müdahalesini minimum düzeye indirgeyerek gündelik yaşantının farklı alanlarındaki ‘verimliliği’ artırabilmektedir. Ancak öte yandan söz konusu kullanım biçimleri beraberinde öngörülmesi zor yeni sorunları da getirebilmektedir. Bu doğrultuda bakıldığında kitle iletişim araçları vasıtasıyla toplumsal ve/veya bireysel yaşantının çeşitli kademelerinde yaşanabilecek sorunları öngörme ve bunlara çözüm bulma amacı taşıyan risk iletişimi stratejileri, nesnelerin interneti olgusuyla da farklı perspektiflerden katkı sağlayabilmektedir. Ancak gelişen internet teknolojilerinin beraberinde yeni sorunları da gündeme getirme potansiyeli, nesnelerin internetini yeni risklerin taşıyıcısına dönüştürebilmektedir. Bu çalışmada da, risk iletişiminin klasik işleyiş paradigmalarından hareketle, nesnelerin internetinin risk olgusuna karşı taşıdığı olanaklar ile ortaya çıkabilecek ‘yeni tip riskler’ arasındaki temel çelişkiler tartışılmaktadır.
</description>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12294/2697">
<title>Türkiye bursları ile İstanbul’a eğitime gelen öğrencilerin Türkiye’ye aşinalıkları ile Türkiye imajı ve kişiliği algısı ilişkisi</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/2697</link>
<description>Türkiye bursları ile İstanbul’a eğitime gelen öğrencilerin Türkiye’ye aşinalıkları ile Türkiye imajı ve kişiliği algısı ilişkisi
Kahraman, Elif
Küreselleşme ve bilgi teknolojilerindeki gelişmeler siyasal iletişim kavramını siyasetin ve siyasilerin tekelinden çıkarmış ve siyasal iletişim kavramı halkların ülkelerle olan etkileşiminin temel unsuru haline gelmiştir. Bunun neticesinde, ülke markası kavramı literatüre dahil olmuş ve önem kazanmaya başlamıştır. Ülke markasını oluşturan öğelerden bir tanesi de eğitimdir. Türkiye Bursları Türkiye Cumhuriyeti tarafından yabancı öğrencilere verilen ve şu ana kadar binlerce öğrenciyi kapsayan bir burs programıdır. Türkiye Bursları’nı ve genel olarak eğitimi siyasal iletişimin bir unsuru olan ülke markası üzerinden ele almak önemlidir. Bu çalışmada Türkiye bursları ile İstanbul’a yüksek öğrenim amacıyla gelen öğrencilerin bu ülkeye aşinalıkları ile Türkiye‘nin imajı ve kişiliği algılarının arasındaki ilişki incelenmiştir. Ülke markasının oluşumundaki temel öğelerden biri olan ülke imajının ölçümlenmesinin önemi ise giderek artmaktadır. Bu çalışmada 4 Boyutlu Ülke İmajı Ölçeği ve Ülke Kişiliği Ölçeği kullanılarak İstanbul Üniversitesi’nde Türkiye Bursları ile eğitim gören öğrencilerin Türkiye imajı ve kişiliği algısı ölçümlenmektedir. Bu çalışmada öğrencilerin Türkiye’nin imajı ve kişiliği ile ilgili algıları ile Türkiye’nin diline, kültürüne ve halkına olan aşinalıkları arasındaki ilişki ortaya konmaktadır. Araştırma sonucunda Türk etnik kökenine sahip olan kişilerin Türkiye’ye daha fazla aşina oldukları ortaya çıkmıştır. Türk kültürüne, Türkçe’ye, Türklere aşinalık durumunun ülke imajına etkisi bulunmadığı değerlendirilmektedir. Ülkeye aşina olan öğrencilerin ülkeyi işlevsel ve normatif açıdan olumlu değerlendirdikleri ve böylece ülkede daha fazla yaşandıklarında burada kalma isteklerinin arttığı gözlemlenmiştir.
</description>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.12294/2696">
<title>Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı bağlamında Instagram kullanımı üzerine bir inceleme</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.12294/2696</link>
<description>Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı bağlamında Instagram kullanımı üzerine bir inceleme
Aslan, Özgür
Yaşadığımız yüzyıl itibarı ile bilim ve teknolojik alanlarda yaşanan gelişmelere her geçen gün yenisi eklenmektedir. İnternetteki yenilikler ise her geçen gün farklı bir araştırma konusu meydana getirebiliyor, bu yeniliklerin en popüleri de sosyal medya alanında karşımıza çıkmaktadır. Günümüzün en popüler sosyal ağlarından biri olan Instagram özellikle de gençler tarafından son derece yoğun olarak kullanıldığı gözlemlenmektedir. Söz konusu çalışmanın temelini Instagram’ın kullanılması ve bunun sonucunda elde edilen doyumlar oluşturmaktadır. Bu araştırma Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri üzerine yapılan ampirik bir çalışmadır. Araştırmada anket yöntemi kullanılarak Instagram uygulamasının kullanıcılar üzerinde oluşturduğu doyum / doyumlar incelenmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde analizi, bağımsız t testi, tek yönlü varyans (anova) ve Post - Hoc analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre Instagram uygulamasının oluşturduğu doyum cinsiyet olarak kadın öğrenciler, eğitim durumu olarak lisansüstü ve bölüm olarak halkla ilişkiler ve tanıtım bölümü öğrencileri lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
</description>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
